top of page

Çift Portresi - Orion Kuşağında Çiçeklenen Dilekler

€69,00Fiyat
Adet


Bu tablo, iki insanın yalnızca sarılmasını değil, zaman içinde birbirine karışan izlerini ve birlikte inşa edilen bir yaşamı
anlatan sembolik bir hikâyedir. Her renk, her figür ve her detay; sevginin, emeğin, aile olmanın ve birlikte
değişebilmenin farklı bir katmanını temsil eder. Resim, ilk bakışta detayları anlaşılmayan bir kompozisyon olarak
görülür, dikkatle incelendiğinde geçmişi, bugünü ve geleceği aynı anda içinde taşıyan derin bir anlatıya dönüşür.
 

İki bedenin birleştiği yerde 4 ve 7 rakamları saklıdır. Dışarıdan bakıldığında yalnızca çizgidir; dikkatle bakıldığında ise bir başlangıç tarihi. Çünkü bazı tarihler takvimde değil, bedenin hafızasında yaşamaya devam eder. Arkadasliktan aska evrilen bir olgunun imza tarihidir bu.

Kişiye özel detayların er aldığı bu tablodaki özel birçok detay tablonun imgeleme haritasında yazmaktadır ancak burada anlatılmamaktadır.
 

Erkeğin ardında deniz uzanır. Onlar denize öylesine asiktirlar ki, onlari mavinin hic bir tonu rahatsiz etmez..O denizin derinliklerine dalan balina, görünmeyeni arayan cesarettir. Balinanın suya bıraktığı iz, gözlerimizi kum saatine götürür. Bu iliskide kadinin dilekleri erkek tarafından gerçeğe dönüştürülür. Kum saatine düşen her kum tanesi kadının dileklerini simgeler. Döküldüklerinde ise kum taneleri çiçege donusurler. Çünkü bazı istekler kendiliğinden gerçekleşmez; emek, sabır ve zamanla gerceklestirilir ve çiçek açarlar. Bu yüzden çiçekler toprağa değil, zamana (kum saatine) kök salar.
 

Kadının karnındaki ay, adının sessiz yankısıdır. Nilay yalnızca ayı taşımaz; ay da onu destekler. Ayın sürekli değişen evreleri gibi o da dönüşür, eksilir, çoğalır; fakat özü hiçbir zaman kaybolmaz.Bu tabloda ayin evrelerinden Küçülen Hilal resmedilmistir. Sembolik olarak: Dinlenme, degisimi kabul etme ve yenilenmeye hazırlanma şeklinde yorumlanır. Nilay’in annelik sonrasi ihtiyaclarini yansitir. Onun dinginliği durağanlıktan değil, değişebilmeyi kabul etmesinden gelir. Kadının bedeni, tablonun standart formunda hâkim olan düz ve kararlı çizgilere itaat etmez. Göğsü ve karnı, çizginin kendi sınırlarını terk ederek kıvrıma dönüşür. Sanki resmin dili, onun bedeninde ilk kez kuralını değiştirir.

#Bu tabloda tasarımın ilk kez dışına çıkılmış ve kadın - erkek vücutları ilk kez kendine özgü kıvrımlarla çizilmiştir. Bu kıvrım yalnızca dişiliği anlatmaz; yeniden yaratabilme gücünü anlatır. Annelikle birlikte beden, yalnızca biçimini değil, anlamını da değiştirir. Artık o beden sadece kendisini taşımaz; bir başkasına da yer açar. Bu yüzden çizgi düz kalamaz. Çünkü hayatın başladığı yerde geometri yumuşar.İlişkinin tam merkezinde yer alan bu dönüşüm, yalnızca kadına ait değildir. Erkeğin formu da bu yeni eğime uyum sağlar. Çünkü bazı değişimler tek kişilik yaşanmaz. Birinin yeniden şekillendiği yerde, diğeri de eski sınırlarını koruyamaz.Bu yüzden bu resimde uyum, birbirine benzemek değildir. Uyum; birinin değişimine, diğerinin gönüllü olarak yeniden uyumlanmasıdır. Kadının kıvrımları, erkeğin çizgilerini bozmamış; ona yeni bir yön vermiştir. Ve belki de bu tablonun en sessiz ama en güçlü cümlesi tam burada saklıdır: Hayat, bir kadının bedeninde yeniden filizlendiğinde, gerçek sevgi o yeni şekle birlikte dönüşebilmektedir.Kadının bedenindeki yağmur damlaları, onun kalbinde biriken mutluluğu anlatır. Her damlada başka bir anı parlıyorken, bu bize birlikte gülüşleri, ansızın tutulan elleri, söylenmesine gerek kalmayan cümleleri hatırlatır.

Aslında resimde görüldüğü gibi kadının omzundaki o üç ben, turuncunun enerjisiyle oldukları yerde durmaktadırlar, ancak onlara taban oluşturan, asıl parlaklıklarının sahibi olan beyaz yıldızları,normalde oldukları yerden uzaklaştırılıp, tabloda üç farklı yerde resmedilmişlerdir. Üç yıldız, gökyüzünde sonsuza dek avlanan Orion'un kuşağıdır. Orion, Yunan mitolojisinde olağanüstü güçlü, dev bir avcıdır. Orion yıldız kuşağındaki birinci yıldız olan Alnıtak, fiziksel olarak çok sıcak, mavi bir süperdev yıldızdır, ancak diğer iki yıldızdan daha küçüktür. Onun anne olmadan önceki halini, geçmişini temsil eder, resimdeki yeri Adamın kalbindeki çatının içidir. Burak Nilay’ın geçmişini kalbinde, yuvasında taşır. 2. yıldız Alnılam’dır. Nilay’ın omzunda kalan, işte bu büyük yıldızdır.Onun bugününü temsil eder. Güneş'ten yüz binlerce kat daha parlak olabilir. Nilay, bugün olduğu gibi en parlak, en güzeldir. Mintaka ise üçüncü yıldızdır. Aslında bu, tek bir yıldız değil, birden fazla yıldızdan oluşan bir sistemdir. Resimde ise güneşin içinde yerini almıştır. Nilayın geleceğini temsil eder. Burak’ın hayatını aydınlatmaktır tablodaki görevi.. Bu yıldızın etrafındaki diğer küçük yıldızlar da güneş sembolünün içinde yerlerini almışlardır, birlikte geleceği temsil ederler.. Böylece kadın aynı anda üç zamanda var olur: Hatırlanan, yaşanan ve umut edilen. Adamın kafasında görülen beyin detayları, yalnızca düşüncenin değil, ailenin yükünü taşıyan aklın da simgesidir. O, ailenin yönünü belirleyen, kararları tartan, geleceği zihninde kuran bir merkez olarak konumlanır. Beynin kıvrımları ise onun zihninden geçen sayısız düşüncenin, sorumluluğun ve görünmeyen hesapların izlerini taşır. Beyin, bu tablodaki erkeğin makrosudur.Gökyüzünde üç kuş uçar. İkisi aynı rüzgâri paylaşan iki yetişkindir. Üçüncüsü biraz daha yüksektedir. Çünkü Edin, anne babasının omuzlarında ve yönünde değil, onların hayallerinden bile yüksekten ve kendi yörüngesinde uçar. Bu tablo, birbirini değiştiren iki insanın hikâyesi değildir. Bu tablo, birbirinin içinde yaşamaya başlayan iki insanın hikâyesidir.

 

Ve belki de gerçek sevgi tam olarak budur: Birinin dileklerinin diğerinin zamanında çiçek açması.

    ©2020, Meltem KÖSEDAG tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

    bottom of page